Uyumalıyım! cidden. böyle olduğunda yaşadığım anlardan nefret ediyorum. uyumalıyım ya var mı ötesi? sabah 07.30'da cin gibi uyanıp duşa girip üstümü giyip 08.20'de ki servisime yetişmem gerekiyor. uyku denen o güzellik neden hep olmadık zamanlarda hayatıma teşrif ediyor acaba? kendisi uzak durmam gereken sevgilim gibi. daha doğrusu benim isteklerimi karşılamayan sadece kendi ihtiyaçları gideren beni kullanan bi sevgili gibi. evet bu açıklamayı yaptığım iyi oldu, daha çok içime sindi.
Fazla düşünüyorum sanırım. didikliyorum, içimi deşiyorum ama cahillikten başka bişey yok elimde. kendimi geliştirmem gerekiyor. okuduğum kitaplar bana bişey kazandırmıyo sanki. sanırım büyüyorum ve varolan ufkum üstümda küçük kalmaya başladı. 90 derecede yıkanmış yün kazak gibi. artık başkasına devretmeliyim ve yenisi için çalışmalara başlamalıyım.
aşk hayatımdan aşk hayatı olanlardan nefret ediyorum. gerçi bu kıskançlık temelli bi nefret ama kıskançlığım geçse bile nefretim sürcek gibi. ne yorucu! acıyorum kendime.bugün arkadaşlıklarda yaşanan acıların aşkta yaşananlardan daha çok can acıtıcı olabileceğini düşündüm. hayatıma o kadar çok insan girip çıkmış hiçbirinin anlamı yok şuanda. aynı şekilde bende birilerinin çöpüyüm. hiçbirimiz değer bilmiyoruz. değer bilmeye kalksak acıdan ölürüz heralde. bu zamana kadar üzdüğümüz insanları düşünmeye, vicdanımızı dürtüklemeye başlasak gerçekten ölürüz. sanırım bu yüzden herşey karşılıklı. yani üzdüğün kadar üzülüyosun da... bunun farkında değiliz.
arkadaşlıklar fazla kan emici.birbirimiz tüketiyoruz ya da tükettiğimiz kadar varetmiyoruz, acı çekiyoruz.
çok ruhsuzum. aynı anda ölü gibi solgun aynı anda kurtlanmış bi konserve gibi hareketli olmak. evet tam bu durumdayım. bi an çok şeffaf, sis gibi hissediyorum bi anda da işkencede bağıran bi esir gibi çaresiz. çırpınıyorum sanki ama ne için bilmiyorum. bunları nası söyleyebiliyorum? hayatımda şükretmem gereken o kadar çok şey var ki. şükretmem gereken herşey için şükrediyorum ve üzücü olan herşey için üzülüyorum.nasıl olucam? renklerim solmasın die uğraşıyorum. gülüyorum, geziyorum, yemek yiyorum, sohbet ediyorum...tamamen normal bi insanım. yine de yolunda gitmeyen bişey var içimde. onu bulmaya çalışıyorum. ayrılık acısı olamaz! olmamalı! benimle uzaktan yakından alakası olmayan bi adamın hala canımı sıkmaması gerekiyor. hala aklıma geliyo.midem buruluyo.bu acıyı başkası için çekmeliyim, onun için değil! beynimi cebime koyabilsem keşke.
Evet, arkadaşlıklar fazla kan emici ve aşk hayatı olan herkes üzülmeye devam edicek.hiç birinin çözümü yok, tüm insanların ölmesi dışında...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder