Sıyırmama az kaldı. Gerçi bu 'AZ'lık ölçü olarak bir ömür sürer heralde. Ölene kadar delirmem diye düşünüyorum. Anlatcağım çok şey var. Tek bir konudan değil de bu ara başıma gelen birçok olaydan bahsedesim var ama tabii bunu yapabilmem için yüzyıllarca yazmam gerekebilir. Son haber; ölü birine aşık olmuş olmam! Gerçi ölmeseydi de imkansız bir aşk olurdu ama ölmesi işleri pek kolaylaştırmadı. 2 gün önce O'nun yaşamıyo oluşuna ağladım ve bunu izlediğim orta halli duygusal bir filmi(ni)n ardından yaptım. Ayrıca şuanda dinlediğim şarkıyı yazarken dinlemek için özel olarak seçmiştim ve O'ndan bahsetmek gibi bir niyetim yoktu. Tamamen tesadüf, konuya cuk oturdu.Writing to reach you(TRAVIS)dinliyorum. Herneyse... Ölü adama aşığım, mükemmel! -CANDY'i izleyin!-
Uzun süredir evimdeyim. Çok keyifsiz, yorucu, gözyaşıyla dolu, buruk bir ev gezisi oldu. Ananem öldü.
O'nun öldüğünü öğrendiğimde yazlıktaydım. O öldü, ben balıklarla yüzdüm. Çok güzeldi. Sonra geldim O'na baktım, uyuduğunu gördüm, dua ettim, eve döndüm.
Kocaman bir aileyi birbirne yapıştıran kadın artık yok ve ben korkuyorum. Değişimden korkuyorum. Hiç bu kadar korkmamıştım. Hatta çok severdim kendisini. Demek ki sevgi bazı koşullar altında değişebiliyormuş, ne acı. Özür dilerim.
İnsan hayatı belirsiz ve ölüm her yeni olayın başlangıcı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder